Ece Gülter
22.10.2026
Güncelleme Tarihi: 22.10.2026
Bu Yazıda
Ev ve iş yerlerinde güvenlik önlemleri, hırsızlık riskine karşı alınabilecek tedbirlerin önemli bir parçasını oluşturuyor. Peki, Türkiye'de hırsızlık oranları ne durumda? Hırsızlık olayları hangi alanlarda yaşanıyor ve bölgesel farklılıklar güvenlik tercihlerine nasıl yansıyor?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2026 yılında yayımlanan Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması 2025, hırsızlık mağduriyetleri ve hanelerin güvenlik alışkanlıkları hakkında önemli bilgiler sunuyor.
Bu rehberde;
TÜİK'in 20 Mayıs 2026 tarihinde yayımladığı araştırma, 2025 yılında 18.378 kişiyle gerçekleştirilen görüşmelere dayanıyor. Araştırma kapsamında katılımcıların son bir yıl içinde yaşadıkları suç mağduriyetleri inceleniyor.
Araştırma sonuçlarına göre evden hırsızlık mağduriyetinin yaygınlık oranı %1,3 olarak belirlendi. Araç parçalarının çalınmasında bu oran %1,2, araçtan kişisel eşya çalınmasında %0,6 ve araç hırsızlığında %0,2 seviyesinde gerçekleşti.
Adalet Bakanlığının 2025 Adalet İstatistikleri raporunda ise ceza mahkemelerinde hırsızlık suçuyla ilgili yıl içinde açılan dosya sayısının bir önceki yıla göre %32 azaldığı görülüyor.
Ancak bu veriler farklı göstergeleri ölçüyor. TÜİK araştırması kişilerin beyan ettiği mağduriyetlere odaklanırken Adalet Bakanlığı verileri yargı süreçlerindeki dosyaları esas alıyor. Bu nedenle mahkeme dosyalarındaki azalma, gerçekleşen tüm hırsızlık olaylarının aynı oranda azaldığı anlamına gelmiyor.
Evden hırsızlık olaylarında maddi kayıpların türü de güvenlik ihtiyacını değerlendirirken önemli bir gösterge.
TÜİK'in 2025 araştırmasına göre son yaşanan evden hırsızlık olaylarının:
Bu sonuçlar, evden hırsızlık riskinin yalnızca değerli eşyaların kaybıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Hırsızlık girişimi başarısız olsa bile konut güvenliğinin ihlal edilmesi söz konusu olabiliyor.
Bu nedenle ev güvenliğinde yalnızca değerli eşyaları korumak değil, izinsiz girişlerin erken fark edilmesini sağlamak da önem taşıyor.
Hırsızlık istatistiklerini değerlendirirken dikkat edilmesi gereken konulardan biri de olayların resmî makamlara bildirilme oranı.
TÜİK araştırmasına göre evden hırsızlık mağduriyetlerinde resmî makamlara bildirim oranı %48,3 olarak belirlendi. Araç hırsızlığında ise bu oran %81,3 seviyesine ulaştı.
Bu farklılık, resmî suç kayıtlarının toplumda yaşanan bütün mağduriyetleri yansıtmayabileceğine işaret ediyor.
Dolayısıyla Türkiye'deki hırsızlık riskini değerlendirirken yalnızca kolluk veya adli makamların kayıtlarını değil, suç mağduriyeti araştırmalarını da dikkate almak gerekiyor.
Türkiye'deki bölgesel hırsızlık riskini değerlendirirken şehirler arasında kesin sıralamalar yapmak yanıltıcı olabilir. Güncel resmî veriler, 81 ili doğrudan hırsızlık riski açısından karşılaştırmaya olanak sağlayan kapsamlı bir sıralama sunmuyor.
Bununla birlikte TÜİK araştırması, kent ve kırsal alanlarda tercih edilen güvenlik önlemleri arasında belirgin farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre yoğun kentlerde yaşayan hanelerin %78,5'inde zırhlı veya çelik kapı bulunurken kırsal alanlarda bu oran %42,8 seviyesinde.
Güvenlik kamerası kullanımında da benzer bir farklılık görülüyor. Yoğun kentlerde kamera kullanım oranı %43,3 iken kırsal alanlarda %11,3 olarak ölçülüyor.
Bu durum, kentlerde belirli güvenlik çözümlerinin daha yaygın kullanıldığını gösteriyor. Ancak güvenlik önlemlerinin kullanım oranı, doğrudan hırsızlık riskinin yüksek veya düşük olduğu anlamına gelmiyor.
TÜİK'in 2025 verileri, Türkiye'deki hanelerde suçtan korunmak amacıyla kullanılan güvenlik önlemlerini de ortaya koyuyor.
| Güvenlik önlemi | Kullanım oranı |
|---|---|
| Zırhlı veya çelik kapı | %70,7 |
| Güvenlik kamerası | %35,5 |
| Pencere panjuru veya korkuluğu | %28,0 |
| Hırsız alarmı | %4,7 |
Verilere göre Türkiye'de en yaygın güvenlik önlemi çelik kapı olurken hırsız alarmı kullanımı diğer önlemlere kıyasla daha düşük seviyede kalıyor.
Ancak bu önlemler farklı ihtiyaçlara karşılık geliyor. Çelik kapılar izinsiz girişleri zorlaştırmaya yardımcı olurken güvenlik kameraları görüntülerin takip edilmesini sağlıyor. Alarm sistemleri ise sensörler aracılığıyla belirli güvenlik ihlallerini algılayabiliyor.
Pronet Notu: Kamera, alarm ve fiziksel güvenlik önlemleri birbirinin alternatifi olmak zorunda değil. Birlikte kullanıldıklarında daha kapsamlı bir güvenlik yaklaşımının parçaları olabilirler.
Hırsızlık istatistikleri genel riskleri anlamaya yardımcı olsa da her konutun güvenlik ihtiyacı aynı değil.
Örneğin zemin katta bulunan bir daire ile bahçeli müstakil bir evin giriş noktaları ve korunması gereken alanları farklı olabilir.
Bu nedenle ev güvenliği planlanırken şu özellikler dikkate alınmalı:
Bu faktörlerin birlikte değerlendirilmesi, yalnızca bölgesel istatistiklere göre karar vermekten daha işlevsel bir güvenlik planı oluşturulmasına yardımcı olabilir.
Ev güvenliğini güçlendirmek için fiziksel önlemlerle teknolojik güvenlik çözümlerini birlikte değerlendirmek önemli.
Giriş kapılarının sağlam olması, pencere ve balkonların kontrol edilmesi izinsiz girişleri zorlaştırabilir. Özellikle kolay erişilebilir giriş noktalarının güvenliği düzenli olarak değerlendirilmelidir.
Kapı ve pencerelere yerleştirilen manyetik kontaklar ile hareket dedektörleri, belirli giriş ve hareket durumlarının algılanmasına yardımcı olur. Alarm sistemleri sayesinde kullanıcılar olası güvenlik ihlalleri hakkında bilgilendirilebilir.
Kamera sistemleri giriş noktalarının ve belirlenen alanların uzaktan izlenmesini sağlayabilir. İnsan, araç ve hayvan hareketlerini ayırt edebilen akıllı video çözümleri ise kullanıcılara daha anlamlı bildirimler sunabilir.
Alarm sisteminin yalnızca sesli uyarı vermesi ile profesyonel bir merkez tarafından izlenmesi farklı hizmetlerdir.
Alarm Haber Alma Merkezi'ne bağlı sistemlerde alarm sinyalleri takip edilir ve olayın niteliğine göre belirlenen iletişim ve müdahale süreçleri işletilir.
Türkiye'deki hırsızlık istatistikleri ve güvenlik önlemlerine ilişkin veriler, ev güvenliğinin farklı ihtiyaçlara göre değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Pronet; profesyonel keşif ve kurulum, alarm sistemleri, akıllı kamera çözümleri, Pronet Plus ile uzaktan kontrol ve 7/24 Alarm Haber Alma Merkezi hizmetiyle ev ve iş yerleri için kapsamlı güvenlik çözümleri sunuyor.
Siz de evinizin özelliklerine ve güvenlik ihtiyaçlarınıza uygun çözümleri değerlendirmek için Pronet'in alarm ve kamera sistemlerini inceleyebilirsiniz.
Özet olarak, 2026 yılında yayımlanan TÜİK verileri, Türkiye'de evden hırsızlık mağduriyetlerini ve hanelerin güvenlik önlemlerini değerlendirmek için önemli bir kaynak sunuyor. Araştırmaya göre çelik kapılar en yaygın kullanılan güvenlik önlemi olurken kamera ve alarm sistemlerinin kullanım oranları farklılık gösteriyor.
Hırsızlık riskini değerlendirirken yalnızca bölgesel istatistiklere değil, yaşam alanının özelliklerine ve ihtiyaçlarına da odaklanmak gerekiyor. Fiziksel güvenlik, erken algılama, kamera sistemleri ve profesyonel izleme hizmetleri birlikte değerlendirilerek daha kapsamlı bir güvenlik yaklaşımı oluşturulabilir.
TÜİK’in 2026 yılında yayımladığı Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’na göre evden hırsızlık mağduriyetinin yaygınlık oranı %1,3 olarak ölçüldü.
TÜİK verilerine göre en yaygın güvenlik önlemi %70,7 ile zırhlı veya çelik kapı. Güvenlik kamerası kullanım oranı %35,5, hırsız alarmı kullanım oranı ise %4,7 seviyesinde.
Kapı ve pencerelerin güvenliğini güçlendirmek, alarm sistemi kullanmak, giriş noktalarını güvenlik kameralarıyla takip etmek ve 7/24 profesyonel alarm izleme hizmetlerinden yararlanmak ev güvenliğini destekleyebilir.
Alarm ve kamera sistemleri farklı ihtiyaçlara hizmet eder. Alarm sistemleri olası güvenlik ihlallerinin erken algılanmasına yardımcı olurken kameralar alanların izlenmesini sağlar. Bu nedenle iki sistem birlikte kullanılarak daha kapsamlı bir güvenlik yaklaşımı oluşturulabilir.
Konut tipi, kapı ve pencere gibi giriş noktaları, evin ne kadar süre boş kaldığı, çevresel koşullar, uzaktan kontrol ihtiyacı ve profesyonel izleme beklentisi birlikte değerlendirilmelidir.
Ece Gülter
Dijital Pazarlama Uzmanı
.
Yayınlanma Tarihi: 22 Ekim 2026